Yazı etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Yazı etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

30 Nisan 2008 Çarşamba

Einstein'ın bir Sözü Vardır

Bu hikayeyi bir arkadaşım bugün mailime göndermiş, çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim:

Gelincik hikayesi

Uzaklarda bir köyde, kocası, çocugu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olmasi açısından dağda yaralı olarak buldugu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır.Bir kaç ay sonra kadının çocugu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde birakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalniz kalmışlardır.

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.

Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir...

Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yilanı görür.

Einstein'ın bir sözü vardır;

İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor.

10 Mart 2008 Pazartesi

Macera Filmi İzlemek İsteyenlere 3 Tavsiye

Macera filmi seviyorsanız eğer size tavsiye edeceğim filmleri beğenerek izleyeceksiniz demektir. Bunları geçen sene izledim ve gerçekten izlediğime değmişti. Bu filmleri bir sıralamaya koyarsam eğer 3. sırada Casino Royale filmi yer alır.


Casino Royale, James Bond filmlerinin en sonuncusu ama aklınıza eski Bond filmleri gelmesin. Baştan sona heyecan fırtınası şeklinde geçen bu filmde zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyor bile. O kadar ki ancak film bittiğinde 2 saatten fazla olduğunu anlamıştım. Imdb sitesinde filmin aldığı 8.0 ortalama da dediklerimi doğruluyor sanırım.


İkinci olarak yine seri halinde çekilen filmlerden olan Zor Ölüm 4. Bruce Willis yine başrolde ve yine ölümle burun buruna. Her saniyesi nefes kesen bu film 130dk. sürüyor. Zor Ölüm serisinin eski filmleri de çok iyiydi ama televizyonlarda onlarca kez gösterilmesi biraz bizi sıkmıştı. Serinin son filmi ise tek kelimeyle mükemmel. Hala izlemeyenler varsa mutlaka izlemeli.


Bu aralar seyrettiğim en iyi macera filmi kim ne derse desin Next. Film geçen senenin başlarında sinemalarda gösterilmesine rağmen ben şahsen adını hiç duymamıştım. Başrollerini Nicolas Cage ve Julianne Moore'un oynadığı filmde Jessica Biel de rol alıyor. Özellikle Heroes dizisini sevenler bu filme bayılacaktır. Çünkü filmin kahramanı Chris Johnson'ın bir özel yeteneği var. Bu yeteneği şimdiden söylemiyorum artık siz filmi seyredince öğrenirsiniz :)

Filmlerin Fragmanları:
Casino Royale
Zor Ölüm 4
Next

Herkese iyi seyirler...

02 Şubat 2008 Cumartesi

Lost 4. Sezon Nereden Nasıl İndirilebilir?

Lost severler yeni sezonun ilk bölümünü şimdiden izlemişssinizdir. Ama izleyemeyen ve bana nasıl indireceğini soran birkaç arkadaşım oldu. Dizinin ilk bölümünü izlemek için sıfırdan şunları yapmalısınız: (Bunları yaptıktan sonra tabi sadece lost değil istediğiniz her torrenti indirip izleyebilirsiniz)


İlk önce utorrent programını kurmanız gerekiyor. Bu programı kurduktan sonra mininova'dan gerekli torrent dosyasını indiriyorsunuz. Daha sonra utorrent programını açıyorsunuz ve üst sol taraftaki ekleme düğmesine basıp indirdiğiniz torrent dosyasını seçiyorsunuz. Her bölüm gibi bu bölüm de yaklaşık olarak 350mgb. Bu aralar kısa bir sürede indirebilirsiniz çünkü kullanıcı sayısı çok fazla. Daha sonra da divxplanet'den altyazıyı indirip izlemeye başlayabilirsiniz.

İzlemek için media player'ı kullanabilirsiniz ama daha iyi bir program istiyorsanız size bs player'ı tavsiye ederim.

30 Ocak 2008 Çarşamba

100 Adet Mükemmel Bedava Wordpress Teması

2008 yılının en güzel hediyelerinden birini smashingmagazine biz blog yazarlarına en beğendikleri 100 wordpress temasını yazarak verdi. Bedava indirebileceğimiz bu temaları ve linklerini sitenin buradaki yazısında bulabilirsiniz.

22 Ocak 2008 Salı

Firewall'u Atlatıp Youtube'a Nasıl Girilir?

Bazı toplu internet kullanılan yerlerde - şirketler, internet kafeler gibi - youtube sitesine video yüklemesinden dolayı aşırı bir yoğunluk olmasın diye erişim kapatılır. bir firewall kullanılır veya networkden direk olarak erişim engellenebilir. Her iki uygulamada da temel olan sitenin ip numarası ve domain adının erişime kapatılmasından ibarettir.

Firewall'u ip veya dns değiştirerek atlatmak pek kolay değildir. Bu değişimler sırasında hiçbir siteye bağlanamama tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Bunun yerine domain yöntemlerine odaklanalım.

Üç yöntem deneyebiliriz. Birincisi www harflerini kullanmamak. Domain olarak erişimi engellenen siteler genelde www kullanılmayınca açılır. Mesela youtube için http://youtube.com/ denenebilir. İkinci yöntem ise başka bir site üzerinden aradığımız siteye ulaşmaktır. Bunun için http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.youtube.com adresi üzerinden youtube a bağlanabiliriz. Sonuncusu ise unblockall sitesi. Buraya istediğiniz sitenin adını yazıp bağlanabilirsiniz.

18 Ocak 2008 Cuma

Hangi Doktor Bilemiyorum Ama Kendisini Çok Sevdim


Hayatın güzelliklerini kurallara tamamen saplanmadan yaşamak gerektiğini anlatan güzel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum...

S: Kardiyovasküler eksersizlerin hayatı uzattığını duydum, doğru mu?
C: Kalbinin ömrün boyunca atacağı sayısı bellidir, hepsi bu işte..
Eksersizle bu sayıyı yeme.
Herşey zamanla eskir.Kalbini hızlandırmak hayatını uzatmıyor;
Bu, arabayı hızlı kullanınca ömrü de uzar demek gibi birşey.
Uzun mu yaşamak istiyorsun ? O zaman uyu
--------------------------------------------------------

S: Eti bırakıp daha fazla meyve ve sebze mi yemeliyim ?
C: işin özünü yakalamalısın. inek ne yer ? Saman ve mısır. Bunlar ne ?
Sebze. O zaman bonfile yemek sebzenin vücuda en uygun kazandırılma mekanizmasıdır.
Hububat mı yemek istiyorsun, Piliç ye. Yeşillik mi istiyorsun, biftek ye. Domuz bile tüm sebze ihtiyacını karşılar.
--------------------------------------------------------

S: Alkolü azaltmam mı lazım ?
C: Asla, şarap üzümün suyudur, Brandi damıtık şaraptır, daha özlüdür,
Bira tahıldır,kafana dikebilirsin
--------------------------------------------------------
S: Vücut yağ oranımı nasıl hesap etmeliyim ?
C: Bir gövdeniz ve yağınız varsa oran bire birdir. iki gövdeniz bir
yağınız varsa ikiye birdir, bunun gibi

--------------------------------------------------------

S: Düzenli Jimnastiğe devam etmenin faydaları nedir ?
C: Bir fayda bile düşünemiyorum. benim mantığım; ağrı yoksa.. herşey
yolunda!
--------------------------------------------------------

S: Kızartmalar kötü müdür ?
C: SEN BENİ DİNLEMİYORSUN GALİBA !!! Yiyecekler nebati yağda kızartılıyor. hatta yağa doyuyor. Daha fazla bitkisel gıdanın neresi kötü
--------------------------------------------------------

S: Çukulata benim için kötü müdür ?
C: Deli misin, HEY. Kakao tanecikleri !
Yani, Başka bir cins bitkisel gıda !!!. çevredeki en mükemmel tat verici yiyecek
--------------------------------------------------------

S: Yüzmek formum açısından iyi midir ?
C: Yüzmek formun açısından iyi olsaydı, Balinayı bir düşünsene
--------------------------------------------------------

Umarım bu açıklamalarla yiyecekler konusunda kafandaki tüm
karışıklıklar netleşmiştir

Ve Unutma :

Hayat, mezara en çekici ve düzgün formla gidilecek bir seyahat değildir.
Aksine, yalpalaya yalpalaya, bir elde Chardonnay şarap, diğerinde çukulata, vücut bitmiş tükenmiş halde ama çığlıklarla : Wooo, Hooo ne seyahatti be !

15 Ocak 2008 Salı

Blog Dünyasının Yararlı Siteleri

Ülkemizde blog yazmanın kolay olmadığını hemen hemen hepimiz biliyoruz. Eğer blog yazmaya yeni başlayacaksanız ilk başta bu gerçeği göz önünde bulundurmanız gerekir. Çünkü size yardımcı olucak çok fazla site yoktur. Bu kıyaslamayı elbette yurt dışına göre yapıyorum. Digg veya delicio.us gibi siteler pekçok yabancı blog yazarını hergün meşhur ediyor. Bizim yazılarımız ise bizleri günlük takip eden okurlarımız tarafından okunuyor. Açıkçası bana bu yetiyor. Zaten bir blog yazarının amacı ünlü olmak olmamalı, bilgi vermek, yararlı yazılar yazmak olmalı.


Bir blog kurduktan sonra size en yararlı olabilecek site elbette blograzzi. Türk blog küresinin en iyi dostu olan blograzzi kimseyi ayırmıyor, profesyonel veya amatör herkese kapısı açık. Bu yüzden takdir ve tebrikleri fazlasıyla hakediyor. Bence her blog yazarı sitesini buraya eklemeli, buradaki sitelere yorumlar yazmalı, kendi sitesi için aldığı yorumları değerlendirmeli. Böylece blog konusunda pekçok fikir edinmiş olabilirsiniz. Aynı zamanda sitenizin de gelişiminde yardımcı olucak fikirler edinebilirsiniz.

Beğendiğim ve tavsiye edeceğim bir başka site ise bumerang. İlk başladığında böyle birşey olucağına inanmamıştım ama sitemin reklamlarını hürriyet internet sitesinin ana sayfasında görünce kesinlikle inandım. Bumerang bize çok güzel bir imkan sunuyor. Biz sitemizde onların reklamlarını gösteriyoruz, onlarda bizim sitemizin reklamını gazetenin sitesinde günde en az 3000 kere gösteriyor. Gayet mantıklı ve blog yazarlarına çok yararlı bir sistem.


Blog sitenizi nereden alacağınız ise elbette size kalmış. Ülkemizde ise bu işi en iyi yapan ve blog yazarlarına destek veren site olan blogcu sitesini bir ziyaret edin derim. Ben blog yazmaya başlarken pek yönlendiren olmadığı için blogcu'da başlamadım. Sonra da burada başladık burada devam diyerek blogspot'da devam ettim. Bir diğer site açabileceğiniz adresler ise blogsayfasi veya blogkur olabilir. Ücretsiz Türkçe blog hizmeti veren bu siteler de takdir edilecek sitelerimiz arasındadır.

Eğer yazılarınızı daha fazla insanın okumasını istiyorsanız, onları bazı sitelere gönderebilirsiniz. Bu siteniz için ilk başta yararlı gibi görünse de sonradan zararlı olur. Yazılarınızın orjinal halini sitenizde saklamanız her zaman en iyi seçimdir. Çünkü arama sitelerinde genelde sizin siteniz değil, yazınızı gönderdiğiniz siteler üst sıralarda çıkarlar. Yine de, yeni blog açan arkadaşlar sitelerinin biraz isim yapması için bildirgec, oyyla veya limk gibi sitelere yazılarını gönderebilirler.

Herkese başarılar ve bol ziyaretçili yazılar dileklerimle...

06 Aralık 2007 Perşembe

Nar'ın Faydaları

İlginç bilgiler köşesi için bugün gelen bir maili sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında her meyvanın ve sebzenin pekçok yararı var fakat Nar'ın yararları biraz değişik. Nar'ın ne kadar faydalı olduğunu buyrun sizler de okuyun:

Nar kabuğu , mazı ile toz haline getirilir.Sabah-öğle-akşam düzenli olarak içilmeye devam edilirse vücudu sıkarak frengi hastalığından kurtarır.

Nar kabukları,arpa ve buğday arasına konursa böcekler yaklaşamaz.Evde tütsüsü yapılırsa,haşereleri öldürür.Bunun içindir ki;kuşlar,haşerelerden korunmak için yuvalarına nar kabuğu koyarlar.

Ayrıca nar kabuğu,yün iplik boyamacılığında ,sarımsı bir renk elde etmek için kullanılır.

Nar taneleri

Nar,yemeğin üzerine yenirse,mide fesadını önler.

Ekşi nar taneleri,midenin hararetini önler.

Ekşi nar taneleri,safrayı teskin eder.

Ekşi nar taneleri,kusmayı önler.

Ekşi nar taneleri,safradan meydana gelen çarpıntıyı yatıştırır.

Ekşi nardan elde edilen nar ekşisi,salatalarımıza lezzet verdiği gibi,zehirlenmelere karşı da çok etkilidir.

Nar bal ile macun yapılarak yenirse,midenin iltihabını temizler.

Tatlı narın suyu içilirse,sesi açar.

Pekliği giderir.

Mideye ve ciğerlere kuvvet verir.

İşte size iki farklı uygulama

Nar suyu,yağmur suyu ile içilirse;

Kalp çarpıntısını geçirir;

Kan tükürmeye iyi gelir;

Kalbi ferahlatır ve korur.

6 gr.nar çiçeği,bir kaşık kitre ile yutulursa;

Bağırsak yara ve iltihaplarını iyileştirir;

Dişlere kuvvet verir;

24 Kasım 2007 Cumartesi

Sinema Üzerine Bir Yazı: Imdb'de Türk Filmleri

Web dünyasının en büyük gilm sitesi olarak bilenen imdb sitesinde ülkemin filmleri nasıl oylar almış, üst sıralara çıkabilmiş mi ya da en iyiler listesinde yer almış mı merak ettim. Birçok Türk filmi sitede yerini almış ve bunların en başarılısı olarak Çağan Irmak'ın Babam ve Oğlum filmi yer alıyor.


Filme şu ana kadar 6bin 500 oy verilmiş ve ortalaması 9.0/10. Imdb sitesini sık ziyaret edenler bilirler ki boyle bir ortalama oy almak zor iştir. Çoğu film 8'in üstüne çıkamaz bile. Yalnız bu kadar yüksek ortalama almasına rağmen hiçbir listede yer almamış olması biraz garibime gitti. Bildiğim kadarıyla bu listelere girebilmek için yeterli sayıda ol alınması gerekiyor. Sanırım yeterli oy verilmemiş. Siteye üye olan arkadaşlar oylarınızı esirgemeyin diyorum.

Babam ve Oğlum'dan sonra sitede yüksek oy ortalaması alan klasik filmlerimiz Hababam Sınıfı ve Tosun Paşa bulunuyor. İki filmin de oy ortalaması 8.8/10. Gerçekten çok iyi. Ama tabi bunların çoğu bizim oylarımız, ama ne farkeder. Oy oy değil midir? Yok, yine de listelerde filmlerimiz yer almıyor. Mesela top250 listesie bu filmlerin çoktan girmesi gerekiyordu.


Bu üç filmin yanı sıra Eşkiya ve Uzak filmleri de sitede iyi oylar alan diğer filmlerimiz. Eşkiya 8.3/10 ve Uzak ise 7.5/10 ortalama oyları ile dikkat çekiyor. Sonuç olarak güzel filmler yapabiliyoruz ama uluslarası alanda parmakla sayılacak kadar az iyi filmimiz bulunuyor. Bunların çoğalması ve milyonlarca kişinin girdiği imdb sitesinde başarılı filmlerimizin üst sıralarda bulunması ülkemizin tanıtımında yardımcı olabilir.

13 Ağustos 2007 Pazartesi

Tüm zamanların en pahalı 10 resmi


Milyonlarca dolar fiyat biçilen resimlerden ilk 10 sırada olanlar karemar sitesinde belirlenmiş. İlk sırada Gustav Klimt'in 'Adele Bloch-Bauer'in Portresi' var. 135 milyon $ eden bu tabloyu Pablo Picasso'nun 'Garçon à la Pipe' tablosu takip ediyor. Bu tablo ise 104.1 miyon $. Vincent van Gogh, Peter Paul Rubens, Paul Cézanne gibi ünlü ressamların bulunduğu listede 3 adet Picasso ve 3 adet Van Gogh resmi bulunuyor.

07 Ağustos 2007 Salı

Google bize neleri tavsiye ediyor?

Google labaratuarlarından çıkan en yararlı projelerden bir tanesi olan 'Google Suggest' kullanıcılarına arama sonucunda google tarafından tavsiye edilen siteleri getiriyor. Tabi bu siteler google tarafından reklam alan ya da ticari amaçlı kullanılan siteler değil. Eğer öyle olsaydı kimse bu servisten verim alamazdı ve kullanmazdı.

Normal google sayfamızda bir kelimeyi yanlış yazdığımız zaman 'Bunu mu demek istediniz?' diye bir soru sorularak yanlış yazılımların kolayca düzeltilmesi sağlanır. Bu aslında bir tahmindir. Google neyi yazmaya çalışıp da yanlış yazdığınızı tahmin ederek size bir seçenek sunar. Google Suggest'i de bu tahmin sisteminin daha geliştirilmiş bir versiyonu olarak düşünebilirsiniz.


Bu servisin açıklamalarında verilen örneklerden gidersek amacını daha kolay anlayabiliriz. Mesela arama kutusuna 'prog' yazdık. 'Suggest' bu kelimeyi tamamlayarak size tamamladığı kelime üzerinden sonuçlar getirir. Mesela 'program' veya 'programming' olarak, ya da 'progressive'. Bu tahminlerini kategorileşmiş şekilde size gösterir. Kelimeyi yazarkende harf harf girişi yaptığınızda size tahmini arama kriterlerini kutucuğu aşağıya doğru genişleterek gösterir. Çıkan sonuçlarda bulunan siteler popülerliğe göre sıralanırlar. Yani eski siteler, uzun süredir güncellenmemiş siteler sonlarda yer alır.

'Google Suggest'in tek dezavantajı şu anda sadece ingilizce olarak hizmet vermesi. Ne zaman diğer dillerde hizmet vereceklerine dair bir sorunun cevabını ise henüz net olarak vermiyorlar. Ama bu servisin Türkçe versiyonu çıkarsa, açılış sayfamız olarak kullanmak çok yerinde bir karar olur.

06 Ağustos 2007 Pazartesi

Performans değerlendirme terminolojisi ve gerçek anlamları

Bugün mailime gelen, mülakat değerlendirmeleri hakkında güzel bir yazı :)

Motivasyonu yüksek: Sazan gibi her işe atlayan, bilumum angarya yüklenebilir şahsiyet
Etkili sunus yeteneğine sahip: Ortalamanın üzerinde güzel/yakısıklı kişi; cillop gibin
Beden dilini kullanabilen: "Bi su alabilir miyim" derken kaşı gözü oynayan sakat kişilik;Ne yapacağı belli olmaz,
Problem çözme yetenegi olan: Havuz problemleri çözerek büyümüş olduğundan her konuda çözülecek bir problem arayan, rahatsız mizaçlı kolej talebesi; problem çözebiliyosa, problem de çıkartabilir, dikkatle izlenmesi lazım gelir.
Takim çalışmasına yatkın: İki eliyle bi şeyi doğrultamayan, lakin kalabalıgın arasında kaynamayı becerebilen ve iş yapiyo imajı çizebilen; çakal
Stresle başa çıkabilir: Dünya yansa umurunda olmayan rahat kişilik, gevşeklikte ve lakayitle sınır tanımayan (Not: Polyannagillerin istihdam edilebilenleri de benzer özellikler gösterir, zinhar karıştırılmamalıdır)
Zamanı iyi kullanan: Müdürünün ruhu bile duymadan, mesai saatleri içinde kahve içip fal baktıran, internette gezip solitaire oynayan, icabında kuaföre gidip saç-baş bile yaptıran yaratıcı, neşeli, eğlenceli kişilik; ha bi de saat 6 oldu mu bi dakka bile durmaz ve çıkar gider bu tipler.
Değişime açık: Yalaka, bukalemun, fırıldak kişilik
Koç'luk yapabilir: Ara gaz verip çalısanları bedavaya çalısmaya ikna edebilen hin oğlu hin.
Etkili satış becerilerine sahip: Ağızlarından girip burunlarından çıkmak suretiyle, muşterileri kandırmayı başarabilen tilki şahsiyet; herşeyi satabilir bu tipler, sizi de satabilir, dikkatli olun.
Müşteri odaklı: Şirkete karşı müşterilerle ittifak yapan hain tip; brütüs.
Temsil yeteneği olan: Her toplantıda başına demeç veriyormuscasına havalara giren, kendini bi birşey sanan, .... havada kişilik
Uyumlu: Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan silik kişican, TRT'nin beraber ve solo şarkılar korosunda 30 yıl soloya çıkmadan durabilir, otistik te olabilir.
Dışarıya açık bir kişilige sahip: Surekli ofis dışında
İyi iletişim becerilerine sahip: Surekli telefonla konusur
Ortalama bir eleman: Kafası pek basmaz
Üstün niteliklere sahip: Şimdiye kadar önemli bir hata yapmadı
İşi her zaman birinci önceliktir: Flört bulamayacak kadar çirkin
Sosyal hayatında aktif: Sürekli kafa çeker
Ailesinin sosyal hayatı aktifdir: Eşi ve çocukları da kafa çeker
Bağımsız çalısabilir: Kimse tam olarak ne iş yaptıgını bilmez
Süratli düşünür: İyi bahaneler uydurur
Dikkatlice düşünür: Karar veremez
Mantığını iyi kullanır: İşi başkasına yaptırır
Kendini çok iyi ifade edebilir: Türkçe konuşabilir
Liderlik yeteneklerine sahiptir: Uzun boyludur veya bağıra çağıra konuşur
Geleceği çok iyi okur: Bayağı şanslıdır
Neşesi yerindedir: Belden aşagı bir çok fıkra bilir
Kariyerine çok önem verir: Adamı arkadan bıçaklayabilir
Sadıktır ve guvenilirdir: Başka yerde iş bulamamıstır...

19 Temmuz 2007 Perşembe

2007'de Dünyanın en pahalı 20 şehri

Moskova'nın birinci sırayı aldığı listede Londra ikinci sırada. Onları Seul, Tokyo ve Hong Kong takip ediyor.

İşte liste:

1. Moskova
2. Londra
3. Seul
4. Tokyo
5. Hong Kong
6. Kopenhag
7. Cenevre
8. Osaka
9. Zurih
10. Oslo
11. Milano
12. St. Petersburg (Rusya)
13. Paris
14. Singapur
15. New York
16. Dublin
17. Tel Aviv
18. Roma
19. Viyana
20. Beijing

İstanbul'da pahalı ama neden listede yok diyorsanız yanılıyorsunuz. İstanbul 38. sırada. Hatta geçen sene 15. sıradaymış. Tam listeye buradan bakabilirsiniz.

11 Temmuz 2007 Çarşamba

2007'nin En iyi 20 yabancı dizisi

Son yıllarda televizyonumuz beyinlerimizi dizilerle meşgul etmeye başladı. Hiçbirimizinde buna itirazı yok gibi. İtirazı olanlar da bir süre sonra dizilerin büyüsüne kapılıp itirazlarından vazgeçiyorlar zaten. Eskiden akşam televizyonda hangi filmler var diye gazetenin televizyon sayfasına bakarken artık hangi dizi var diye bakıyoruz. Yayınlanan dizilerden başka birşey bulunamaz oldu akşam televizyonda. Bu kadar büyüyen dizi sektöründe yabancı dizilerin izleyici sayısında gözle görülen bir artış var. Bu sene ülkemizde yayınlanan yabancı diziler içinde en çok yazılan, çizilen ve izlenenleri ise WebGezegeni ekibi olarak şöyle bir sıralamaya koyduk:

1 - Heroes


Daha ilk sezonundan izleyicilerini büyüleyen ve birinci sırada olmayı hakeden Heroes, olağanüstü yetenekleri olan sıradan insanları anlatan bir dizi. Bir iki karakterle sınırlı kalmayıp onlarca karakterin tanıtılması ve bu karakterler arasındaki ilişkilerin mükemmel anlatımı sayesinde bütün bir sezon zevkle izlendi. Dizinin sevilmesindeki en büyük pay bence renkli kişiliğiyle Masi Oka(Hiro Nakamura)'ya ait. Eskiden her hafta Lost beklerdik şimdi ise her hafta heroes gelse de bir an önce izlesek diyoruz.

2 - Prison Break


Karizmatik dostumuz Michael Scofield'in suçsuz olduğuna inandığı abisini hapishaneden kurtarmasının anlatıldığı dizide ikinci sezon da büyük bir heyacan dalgasıyla geçti. Bilim kurgu dizileri furyasından kurtulup ikinci sırada yer alan Prison Break'in en sevilen özelliği de gerçek hayata yakın bir hikaye olması. Yeni sezonu dört gözle bekleniyor.

3 - Battlestar Galactica


3. sezonu sona eren SciFi dizisi Battlestar Galactica'nın finalinde heyecan son noktasına ulaştı. Kimin insan kimin cylon olduğu belli oldu gibi ama hala kafalarda soru işaretleri devam ediyor. Bir bilim kurgu dizisi olmasına rağmen güncel olaylara da çok ince yaklaşımlarla değinin dizinin yeni sezonunu şimdiden heyecanla bekliyoruz.

4 - Lost


Geçen sene olsa listenin ilk sırasında yer alacak olan lost artık seyircisini yavaş yavaş sıkmaya başladı. Bilinmeyen soruların cevapları teker teker veriliyor her bölümde belki ama üstüne on tane daha soru ekleniyor. Bu döngü her bölümde tekrarlayınca dizi de heyecanını kaybediyor. Sizi bilemiyorum ama ben yine de hala takip etmekte ısrar ediyorum. Lost'un herkesin gönlünde ayrı bir yeri illaki vardır :)

5 - Desperate Housewives


Dört ev kadınının aslında sıkıcı bir hayatı olur diye düşünüyor olabilirsiniz. O zaman siz hiç Desperate Housewives izlemimişsiniz. Amerika'da reyting rekorlarını kırdığını söylersem belki bir ara izlersiniz. 3. sezonu bitiren dizinin yeni sezon çekimleri başlamış bile.

6 - The O.C.


Orange County'nin ışıltılı dünyasını anlatan dizide aslında bu ışıltıların arka tarafında ne kadar sorun olduğu, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı anlatılıyor. Daha çok gençlerin ilgi gösterdiği O.C. 4. sezonu bitti. Dizinin tekrar bölümleri yakında yeniden gösterilmeye başlıyacak.

7 - Grey's Anatomy


Bu aralar 3.sezonunun yayınladığı Grey's Anatomy dizisinin stajyer doktorları artık daha tecrübeli. Seattle'daki Grace Hastenesi'nde geçen olaylardan dizinin izleyiceleri kendilerinden pekçok şeyi dizide bulabildiklerini belirtiyorlar. Ülkemizde bu sene meşhur olan dizinin yeni bölümleri merakla bekleniyor.

8 - 24


Muhteşem bir 5. sezonun ardından Jack Bauer'in maceraları 6. sezonda da devam ediyor. Tam bir heyecan fırtınası şeklinde geçen 24 saatin anlatıldığı her sezon birbirinden güzeldi. 5. sezonda da hakettikleri Emmi ödülünü aldılar.

9 - CSI NY


Crime Scene Investigation New York çözülmesi güç olayları araştırmaya devam ediyor. 3. sezonu bu aralar televizyonda gösterilmeye devam ediyor. Son teknolojilerin biraz fazla abartılı olarak kullanarak dizinin tadı kaçırılsa da izlemesi yine de zevkli.

10 - Nip / Tuck


Bu aralar 3. sezonun sonunda olan Nip/Tuck dizisinde estetik cerrahı Christian Troy ve Sean Mcnamara'yı müşterileri için doğanın veya kazaların yarattığı sorunları düzeltmeye çalışan iki ortak olarak izliyoruz. İşlerinde uzman olan bu ikili işlerinde mucizeler yaratsada özel hayatlarında işleri kadar başarılı değiller.

Sıralamanın geri kalanı ise şu dizilerden oluşuyor:

11 - Smallville
12 - Cold Case
13 - Without a Trace
14 - Gilmore Girls
15 - Las Vegas
16 - ER
17 - How i met your mother
18 - Rome
19 - Ghost Whisperer
20 - Scrubs

60'lı yılların en iyi 10 arabası

Arabalar için yepyeni bir çağın başladığı 60'lı yıllarda her biri devrim yaratan 10 araba burada seçilmiş. Çoğu hala günümüzdeki arabalardan daha çok ilgi görmekte ve yeni modelleri şirketler tarafından üretilmekte.

Dino 206/246 GT, Alfa Romeo Duette ve Porsche 911'in ilk üç sırayı aldığı listede bir de süpriz var. Bu supriz 1967 yılında yılın arabası ödülünü kazanan, bizim 'serçe' olarak bildiğimiz Fiat 124. Ve tabiki şimdiki mini arabaların babası olarak nitelendirebileceğimiz Austin Mini de listede yerini almış.

10 Temmuz 2007 Salı

Adım adım logo yapımı hakkında yararlı bir yazı

Logo yaparken başkalarının nasıl çalıştığını, nereden başlayıp sonuca nasıl ulaştıklarını bilmek istemezmisiniz? Web'de logo yapımını detaylı anlatan güzel örnekler pek fazla bulunamasa da biz bir tane bulduk :) Buradaki yazıda adım adım bir logonun nasıl ortaya çıktığını anlatılıyor.

Yazı ingilizce ama yeterli ingilizceniz yoksa bile önemli değil. Aslında herşey resimlerle anlatılmış. Her adımda logonun gelişimi gösterilmeye çalışılmış. Yazının sonunda, logonun tüm resimlerinden oluşan pdf'i de indirmenizi tavsiye ederim.

09 Temmuz 2007 Pazartesi

En sevilen 16 font tipi

Web sitesi yapımında en sevilen fontlar burada seçilmiş. İlk sırayı helvetica, arial'ın aldığı sıralamada diğer bilinen fontlar da ilk sıralardaki yer almışlar.


Times new roman'ın bulunmadığı listede ikinci sırayı verdana, üçüncü sırayı da georgia kapmış. Sonlara doğru değişik ve ilgi çekici fontları da görebiliriz.

07 Temmuz 2007 Cumartesi

Online müzik siteleri kaynağı

Web'de gezinirken rastladığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum bugün sizlerle. 90'dan fazla web sitesinin tanıtıldığı yazıda online müzik yayını yapan ve müzikle ilgili konuların işlendiği sitelerin linkleri bulunuyor.


Bu sitelerin başında da last.fm geliyor. Geçenlerde incelediğim bu sitenin yazılımı sayesinde web üzerinden rahatlıkla istediğiniz müziği dinleyebiliryorsunuz. Imeem, musicovery, pandora, itunes gibi pekçok yararlı linki bulabileceğiniz yazıda siteler kategorilerine göre ayrılmış.

04 Temmuz 2007 Çarşamba

Sitemi Google ve Yahoo'ya nasıl eklerim?

Yeni bir web sitesi açtınız fakat siteniz arama motorlarında görünmüyor mu? Bu aslında çok normal bir durum. Genelde yeni açılan web siteleri arama motorlarının listelerine 1-2 hafta içinde girerler. Bu bile çok iyi bir süre olarak düşünülebilir. Eğer siteniz bir anda çok fazla kullanıcı tarafından kullanılmaya başladıysa bu süre kısalabilir. Ziyaretçi çekmenin en kolay ve en masrafsız yolu ise tabiki arama motorlarında yer almaktır.

En çok kullanılan arama motorları bildiğimiz gibi google ve yahoo' dur. İlk olarak her iki sitede de hesabımız olması gerekir. Eğer üyeliğiniz yoksa hemen bu sitelere üye olarak işe başlayın. Daha sonra yapacağımız işlem her iki siteye de kendi sitemizi tanıtmak. Bu işleme yahoo ile başlayalım.

Sitenizi Yahoo'ya eklemek
Buradaki büyük arama kutusuna sitemizin adresini yazarak daha önceden eklenmiş mi diye kontrol edebiliriz. Bizim işimiz sağ alttaki 'my sites' bölümünde. Buraya sitenizin adresini yazın ve 'add my site' düğmesine basın. Öceden siteye giriş yaptıysanız siteniz direk olarak eklenicektir aksi takdirde giriş yapmanız gerekecektir. Yalnız işimiz bitmedi. Açılan ekranda 'status' bölümünde 'authenticate' e tıklayarak sitemizin bize ait olduğunu onaylamamız gerekicek. Burada iki seçeneğimiz var:
- Birincisi dosya yükleme. Burada yahoo bir dosya adı ve bir yazı belirler. Biz bu dosya ismiyle yeni bir dosya yaratır ve içine yazıyı yazıp kaydederiz. Bu dosyayı ftp den ana klasörümüze kopyaladıktan sonra sayfamıza geri dönüp 'ready to authenticate' düğmesine basabiliriz.
- İkinci yöntem 'meta tag' ekleme. Verilen meta kodunu açılış sayfanızın tagleri arasına kopyalayın, sayfanızı ftp den gönderin ve 'ready to authenticate' düğmesine basın. İlk işlemden çok daha kolay bence.

Sitenizi Google'a eklemek
Buradaki sayfada 'Webmaster tools (includingsitemaps)' linkine tıklayalım. (tabi bu sayfadaki tüm linkler yararlı ama şimdilik biz bi sitemizi ekliyelim de...) Google'a giriş yaptıktan sonra açılan sayfada 'Sites' bölümüne sitemizin adresini yazarak 'Add Sites'a tıklayıp sitemizi ekleyebiliriz. Sitemizi ekledikten sonra aynı yahoo'da yaptığımız gibi sitemizin bizim olduğunu kanıtlamamız gerekicek. Bunun için 'Verified?' kısmında 'verify' a tıklayıp bir metod seçmeliyiz. Buradaki metodlarda yine 2 tane. Meta tag ekleme yada sayfa yükleme. İki seçenekten birini kutudan seçip aynı yahoo'da anlattığım şekilde tanıtım işlemini gerçekleştirebiliriz. 'Verify' düğmesine tıklamadan önce meta tag'i kaydettiğinizden yada yeni sayfayı yüklediğinizden emin olun. Sayfanızı ekledikten sonra webmaster tools ana sayfasında sitenizin 'Verified?' kısmında bir işareti görüyorsanız işleminiz tamam demektir.


Google webmaster tools'un en önemli özelliklerinden biri de sitenizin istatistiklerini görebilmeniz. Site isminize ('Manage http://www...) tıkladıktan sonra açılan sayfada 'Query Stats' linkine tıklayalım. Bu link ilk başlarda olmayabilir yada 'Statistics' bölümünde olabilir. Burada google da sitenizin hangi kelimelerde kaçıncı sırada çıktığı ve kaç kere tıklandığı gösterilir. Buradaki diğer özellikleri keşfetmek de size kalıyor, ben en can alıcısını belirteyim dedim :)

Herkese bol ziyaretçili günler...

24 Haziran 2007 Pazar

Afi tüm zamanların en iyi 100 filmini seçti

Amerikan film enstitüsü (Afi) tüm zamanların en iyi 100 amerikan filmini seçti. Afi'nin uzman jüri üyeleri tarafından seçilen listede genelde klasik filmler bulunuyor.

Listenin ilk 10 sırasını şu filmler oluşturuyor:

1 CITIZEN KANE
2 THE GODFATHER
3 CASABLANCA
4 RAGING BULL
5 SINGIN' IN THE RAIN
6 GONE WITH THE WIND
7 LAWRENCE OF ARABIA
8 SCHINDLER'S LIST
9 VERTIGO
10 THE WIZARD OF OZ

Listenin geri kalanını bir flash sunumuyla buradan izleyebilirsiniz.